Kanser Tedavisine Bitkisel Destek : Fitoterapi

Kanser tedavisinde en çok kullanılan yöntemler; kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi operasyon olmakla birlikte özellikle son yıllarda alternatif tedavi yöntemleri de geliştiriliyor ve bitkilerin iyileştirici gücünden de yararlanılıyor. Şifalı olarak nitelendirilen bitkilerde yer alan doğal bileşenlerin araştırılarak ilaç görevi üstlenerek kullanılmasıyla gerçekleşen kanser tedavi yöntemine ‘fitoterapi’ adı veriliyor.

Fitoterapi yöntemi ile bitkilerden elde edilen vitamin, mineral, protein, organik asit, hormon gibi içerikler doğru şekilde kullanılarak vücuttaki kanserli hücrelerin azaltılarak tedavi edilmesi amaçlanıyor. Fitoterapi dünyada yaygın olarak kullanılırken, ülkemizde yalnızca önleyici alternatif tedavi biçimi olarak görülüyor.

Şifalı bitkiler yoluyla kanser gibi hastalıkları önlemek ve etkilerini azaltmak mümkünse de dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Bunlardan biri, bitkileri doğru yöntemlerle ve doğru dozlarda kullanmak. Yanlış miktarda ve şekilde kullanılan bitki kürleri iyileştirmek yerine daha olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bunun için bitkileri tedavi amaçlı kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışarak hareket etmek gerekiyor.

Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise; fitoterapi uygulaması yapan kişi ve kurumlar. Giderek geçerlilik kazanan bir tedavi yöntemi olmasına karşın henüz tıbben resmi olarak kabul edilmiş bir yöntem olmadığı için; uygulamasını doğru şekilde yapmayan kişi ve kurumlarla karşılaşılabiliyor ve bu da daha ciddi durumlara sebebiyet vereceğinden dikkatli olunması gerekiyor.

Bir diğer nokta da bitkilerin genetiğiyle oynanması sonucunda yapılarının bozulmuş olabileceği gerçeği. Son yıllarda tarım ürünlerinde giderek artan miktarda kimyasal kullanımı, bitkilerin genetik yapısını da bozmuş durumda. Bu da içeriklerini yitiren bitkiler ve bu bitkilerin kullanımı sonucunda hastalıkları artmış insanlar demek oluyor. Bunu önlemenin yolu ise; kullanılan bitkilerin nerede, nasıl ve hangi şartlarda yetiştirildiğini bilerek tüketmeye özen göstermek.

Fitoterapi ve Kullanım Alanları

Bitkiler, araştırmacıların yeni ilaçları kanıtlamaları ve geliştirmeleri için önemli kaynaklar olarak kabul edilir.

Genel olarak kanser tedavisinde bitkilerin kullanılması uzun bir geçmişe sahiptir. Bu nedenle bitkiler, kanser tedavisinde etkili geleneksel ilaçların üretilmesinde birincil kaynaklar olmuştur.

Tümör hücre döngüsünün gelişimi üzerinde önemli düzenleyici etkileri olan yeni proteinleri belirledikten sonra molekülleri bitkilerden ve diğer doğal organizmalardan izole etme üzerine yapılan araştırmalar, bitkilerin antikanser ilaçların üretimini geliştirme potansiyeline sahip sentez inhibitörleri (engelleyici) için önemli kaynaklar olduğunu onayladı.

Ayrıca araştırmacılar, antik çağlardan beri kanser tedavisinde kullanılan çok sayıda bitki türü olduğunu bildirmişlerdir. Günümüzde potansiyel antikanser ilaçlar olarak bitkilerin ve bileşiklerinin terapötik etkilerinin kullanılması ve değerlendirilmesine yönelik eğilim artmaktadır. Dolayısıyla şu anda kullanılan antikanser ilaçların yarısından fazlası bitkiler, mikroorganizmalar ve deniz canlıları gibi doğal kaynaklardan elde edilmektedir.

Bu ilaçların kanser hücrelerine etki etme mekanizmaları çoğunlukla belirsizdir. Bununla birlikte, oksidatif stresin kanserin ve antioksidanların indüksiyonundaki rolü, kanserin önlenmesi ve tedavisinde açıktır ve çoğu bitki iyi antioksidan kaynağıdır. Çok sayıda çalışma, çoğu kanserin diyetle ilgili olduğunu ileri sürmektedir. Dahası çoğu kanser türünün riski diyet değişiklikleri ile azaltılabilir. Bu bakımdan farklı ülkelerde yapılan araştırmalar, daha yüksek miktarda antioksidan aktiviteye sahip meyve veya sebze tüketen kişilerde kanser riskinin daha az olduğunu öne sürüyor.

Farklı bitkilerde genellikle biyolojik etkileri olan 25.000’den fazla fitokimyasal madde bulunmaktadır.

Bitkisel kaynaklar açısından zengin diyetler vücuda gerekli temel vitamin ve mineralleri sağlar. Tıbbi bitkilerde bulunan moleküllerin terapötik alanları bağlama yeteneği, sağlıklı dokular üzerinde düşük toksisite ile kanser üzerinde etkili olan bitkilerden elde edilen doğal ürünlerin ve bileşiklerin elde edilmesi için umut vaad etmektedir.

Anjiyogenez aynı zamanda mevcut damarlardan yeni kan damarlarının oluşumunu kontrol eden doğal bir durumdur ve kanser gelişiminde çok önemli bir role sahiptir. Bu süreç, kanserden farklı olarak, embriyonik gelişim, üreme döngüsü ve yara iyileşmesi gibi birçok fizyolojik sürecin temelini oluşturur.

Aslında, kanserlerin çoğunun anjiyogenez potansiyeline sahip olduğuna ve büyümelerinin, metastazlarının ve istilalarının anjiyogeneze bağlı olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca, anti-anjiyogenez aktivitelerine sahip ajanlar, kanser gelişimini kontrol etme potansiyeline sahiptir.

Akciğer Kanseri Tedavisinde Fitoterapi Yöntemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Obezite (Şişmanlık)

Per Şub 24 , 2022
Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Vücutta aşırı yağ birikimi ve kilo ile karakterize bir durumdur. Aşırı kilo birçok hastalık için önemli bir sebeptir. Normal şartlarda kadınlardaki toplam yağın toplam vücut ağırlığına oranı % 25, […]
şişmanlık

Recent Post